Ana Sayfa GÜNDEM Efecan Bayram İçin Adliye Önünde Eylem Yaptılar

Efecan Bayram İçin Adliye Önünde Eylem Yaptılar

3
Ortaca FM

Köyceğiz ilçesi Beyobası mahallesinde yaşayan Bayram ailesinin tek çocukları olan Efecan Bayram’ın ölümünü şaibeli olduğunu iddia eden yakınları ve bölge halkı Köyceğiz adliyesi önünde toplanarak Efecan için adalet istiyoruz dedi.

Olay Muğla’nın Ortaca ilçesi Kocabel mevkiinde geçtiğimiz günlerde polisin ihtarına uymayarak kaza yaptığı ve hayatını kaybettiği açıklanan 16 yaşındaki motosiklet sürücüsü Efe Can Bayram’ın ailesi, olayın oluş şekliyle ilgili çarpıcı iddialarda bulundu. Acılı aile, görevli polis memuru E.S.’nin genci motosikletiyle bariyerlere sıkıştırdığını ve omzundan çekerek dengesini bozması sonucu ö·ümüne yol açtığını öne sürüyor.

Ortaca FM

Olayın resmi tutanaklara tek taraflı kaza olarak yansıdığı ve iddiaların odağındaki polis memurunun ifadesine dahi başvurulmadan görevine devam ettiği belirtilirken, aile yetkililerden etkin bir soruşturma talep ediyor. Yaşanan acı kaybın ardından adalet arayışına giren Efe Can Bayram’ın ailesi ve sevenleri, seslerini duyurabilmek amacıyla  Köyceğiz Adliyesi önünde toplanarak eylem yaptılar.  Yapılan basın açıklaması sonrasında grup  adliye önünden  Atatürk bulvarı üzerinde  Cumhuriyet meydanına kadar yürüdü EfecanBayram yalnız değil Efecan için adalet istiyoruz diye haykırdılar.

Anne Binnur Bayram  ” benim tek çocuğumdu yıllar sonra Tüp bebek olarak dünyaya geldi benim bundan sonra anne olma şansım yok. Verin benim çocuğumu yada benimde canımı alın  ben zaten 17 gün çocuğumla beraber mezara girdim. çocuğumun katili olan polisin yargılanmasını istiyorum. burada  adalet diye haykırıyorum. ya o polis yargılanacak yada beni de burada vurun “diye haykırdı

Ailenin Avukatı  Paşa Büyükkayaer “Bugün 20 Mayıs. Gökova Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru E.S.’nin henüz daha 16 yaşındaki, ailesinin göz bebeği ve tek çocuğu olan Efecan’ı kasten gerçekleştirdiği eylemiyle hayattan kopardığı 3 Mayıs tarihinin üzerinden tam 17 gün geçti.

Bu olay 3 Mayıs tarihinde, ‘polis kontrol noktasındaki dur ihtarına uymayarak polisten kaçan ehliyetsiz motosiklet sürücüsü dengesini kaybederek düştü ve vefat etti’ diye kayıtlara geçti. Neden biliyor musunuz? Çünkü olaya müdahale eden kolluk kuvveti bu ifadeleri içeren bir kaza tespit tutanağı tuttu. Efecan’ın polis kontrol noktasındaki uyarıyı dikkate almadan kaçtığını, arkasından takip edildiğini, anons ve sirenlere aldırış etmeden kaçmaya devam ettiğini ve hatta motoruyla, onu kovalayan polis memuru E.S.’nin ayağını sıkıştırdığını yazdılar. Olay anına ilişkin kamera kaydı yok ve olayı gören herhangi bir görgü tanığı yok dediler. Oysa hem polis memuru E.S.’nin yaka kamerası vardı, hem de olay anında aracıyla seyir halinde olan 3 tane tanık! E.S. ve tutanakları hazırlayan kolluk görevlileri ele verdiler ve ‘polis kontrol noktasından kaçan ehliyetsiz sürücü kaza yaparak öldü’ yalanına herkesi inandırmaya çalıştılar. Efecan öldü! Onun ölmesi bile E.S. ve tutanakları hazırlayanların vicdanlarını sızlatmadı! Üzerine bir de ölen çocuğu suçlu çıkarmak için çırpındılar!

Peki gerçek neydi? Biz gerçeği, o an seyir halinde olan ve olayı gören 3 ayrı tanığın anlattığı ile öğreniyoruz. Bakın bu tanıklar ne polis memurunu, ne de Efecan’ı tanımıyor! Dolayısıyla yalan söylemelerini gerektirecek hiçbir gerekçe yok ve olayın sıcağı sıcağına yalnızca gördüklerini anlatmışlar. Ne diyor bu tanıklar: Önlerinde iki motorlunun seyir halinde olduğunu, polis memuru olan şahsın motosikleti ile 120-130 km hızla yanlarından geçip bir anda Efecan’a doğru yaklaştığını, herhangi bir dur ihtarı yahut siren sesi duymadıklarını, polisin Efecan’ı bariyerlere doğru sıkıştırıp Efecan’ın sağ omzundan tutmaya çalıştığını ve bu temasın hemen ardından Efecan’ın bariyerlere çarptığını. Ardından polis memurunun yaklaşık 150 metre daha gittikten sonra, sağ taraftaki emniyet şeridine geçip bi anda motorunu sola doğru yatırarak olaya kaza süsü vermeye çalıştığını.

 

Polis memuru Efecan’a dur ihtarında bulunsa, sirenini çalsa muhtemelen Efecan duracaktı. Diyelim ki durmayacak olsun; polis memuru diğer ekiplere anons geçip ileride Efecan’ın durdurulmasını sağlayabilecekken yahut bi süre takip edip ilk trafik ışıklarında durdurma imkanı varken bunların hiçbirisini denemedi! Bakın Efecan’ın motoru sadece 100cc gücünde küçük bir motor. Polis memurunun motoru ise 900 cc. Efecan’ın ne olursa olsun, ne yaparsa yapsın o motorla herhangi bir polisten kaçması mümkün değil. Sonuç olarak; polis memuru E.S., 120-130 km hızla giderken, hareket halinde olan Efecan’ı omzundan tutmaya çalışıp dengesini bozuyor ve onu öldürüyor. Bu polis memurunun olağanüstü güçleri olmadığına göre; motosikletle 120-130 km hızla giden birisini, kendisi de aynı hızla motosikletle seyir ederken, tek eliyle omzundan yakalayıp durdurması mümkün değildir. Dolayısıyla polis memurunun bu eylemi asla bilinçli taksir olarak değerlendirilemez. Polis memuru E.S., kasti hareketiyle Efecan’ın ölümüne sebep olmuştur.

Bugün Türkiye’nin herhangi bir yerinde, sıradan bir trafik kazası gerçekleşse ve kaza neticesinde bir insan vefat etse, kusurlu olan araç sürücüsü, çok ağır bir kusuru olmasa dahi tedbiren tutuklanır. Hiçbir şey olmasa bile ölen kişinin acılı ailesi sakinleşsin diye tutuklanır. Bunun Türkiye’de binlerce örneği var.

Fakat polis memuru E.S., Efecan’ı kasten gerçekleştirdiği bir eylemiyle öldürmüş olmasına rağmen bırakın tutuklanmayı henüz ifadesi dahi alınmadı! Ve halen daha aynı polis üniforması ile görevinin başında!

 

Bizi yaralayan da tam olarak bu! Efecan ve ailesi Beyobası köyünde yaşayan yörük Türkmen bir aile. Bu aile çocuklarının ölümü üzerine adalet arayışına değil de intikam peşine düşseler ve meclisteki bölücü örgütle iltisaklı olan siyasi partilere, terör örgütü iltisaklı stk ve derneklere gitseler, Türkiye ayağa kalkmış, katil polis söylemleri havada uçuşuyor olurdu. Buradaki pankartlarda adalet değil, katil devlet hesap verecek, katil polis hesap verecek yazardı. Ve işin en acı tarafı da muhtemelen böyle bir açıklamaya ve eyleme bile gerek kalmazdı zira bu polis memuru aynı gün tutuklanırdı. Bayram ailesinin suçu Türk devletine, onun adaletine güvenip terörle iltisaklı parti ve yapılardan uzak durmaları mıdır?

Hukuk devletinde suç işleyen kişinin kimliğinin, görevinin hiç bir önemi yoktur. Suç işleyen her kim olursa olsun cezalandırılır. Türk devletini temsil eden hiç kimse, devletin ona verdiği gücü, 16 yaşındaki bir Türk çocuğunu hayattan koparmak için kullanamaz. Bu polis memuru, hak ettiği cezayı almalı ki yaptığı bu eylem, bütün emniyet teşkilatına mal edilmesin. İşini hakkıyla, layıkıyla ve işinin gerektirdiği özenle yapan polislerimiz zan altında kalmasın.

Biz Adalet istiyoruz. Kimse hak etmediği bir cezayı alsın da istemiyoruz. Etkin bir soruşturma, adil yargılanma istiyoruz. Anayasal hakkımızı istiyoruz. Hukuk uygulansın istiyoruz. Hayattan kopartılan 16 yaşında gariban bir köylü çocuğunun ve ailesinin hakkı yenilmesin istiyoruz.

Son olarak; süreci en başından beri takip eden, Bayram ailesinin bu adalet mücadelesinde onların yanında olan, Efecan ve ailesinin sesinin duyulmasını sağlayan gazeteci Sn. İsmail SAYMAZ’a, Muğla milletvekilimiz Sn. Gizem ÖZCAN’a ve işinden gücünden feragat ederek bugün burada bizleri yalnız bırakmayan herkese Bayram ailesi adına teşekkür ederim.”dedi

Ortaca FM