
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde dün meydana gelen silahlı saldırı, kamuoyunda büyük üzüntü yarattı. Okulun eski öğrencisi olduğu belirtilen saldırganın gerçekleştirdiği olayda 17 kişi yaralanırken, yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi. Saldırganın ise olayın ardından kendi hayatına son verdiği bildirildi.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) tarafından yapılan yazılı basın açıklamasında, saldırı en güçlü şekilde kınanarak yaralanan öğrenci ve eğitim emekçilerine acil şifalar dilendi.

Açıklamada, okulların öğrenciler ve eğitim emekçileri için en güvenli alanlar olması gerektiği vurgulanarak, son dönemde artan şiddet olaylarının kabul edilemez boyutlara ulaştığı ifade edildi. KESK, yaşanan bu olayın yalnızca bir “şiddet vakası” olarak değerlendirilemeyeceğini, eğitim sistemindeki yapısal sorunların ve toplumsal eşitsizliklerin bu tür olayları tetiklediğini belirtti.
Geçtiğimiz ay İstanbul Çekmeköy’de öğretmen Fatma Nur Çelik’in uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybettiği hatırlatılan açıklamada, benzer acıların kısa süre içinde tekrar yaşanmasının eğitim kurumlarında şiddetin giderek derinleştiğinin göstergesi olduğu kaydedildi.
KESK açıklamasında, eğitim sisteminin bilimsel ve kamusal temellerden uzaklaştırılmasının, denetim ve destek mekanizmalarının zayıflatılmasının ve eğitim bileşenlerinin itibarsızlaştırılmasının mevcut tabloyu ağırlaştırdığına dikkat çekildi. Bu süreçte sorumluluğu bulunan kurum ve yöneticilerin kamuoyu önünde hesap vermesi gerektiği ifade edildi.
Şiddetin yalnızca güvenlik önlemleriyle engellenemeyeceğine vurgu yapılan açıklamada, eşitlikçi, kapsayıcı ve kamusal bir eğitim anlayışının yeniden inşa edilmesinin zorunlu olduğu belirtildi.
KESK ve Eğitim Sen’li eğitim emekçileri adına yapılan çağrıda şu ifadelere yer verildi:
- Okulların şiddetin değil yaşamın alanı olması,
- Eğitimin piyasalaşmadan uzak, kamusal bir hak olarak korunması,
- Bilimsel, laik ve cinsiyet eşitlikçi bir eğitim anlayışının hâkim kılınması gerektiği vurgulandı.
Açıklamanın sonunda, öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğinin sağlanmasının en temel sorumluluk olduğu belirtilerek, bu konuda görevini yerine getirmeyen kurum ve yöneticiler hesap vermeye davet edildi.








